Reklamı Geç
Advert
Advert

ÇABUK YORULUYOR VE KALP ATIŞLARINIZI DUYUYORSANIZ DİKKAT!

Kalpte çarpıntı hissi, nefes darlığı, çabuk yorulma, bacaklarda şişlik, felç ve ritim problemleriyle kendini belli eden kalp kapak hastalıkları, koruyucu önlemler alınmadığında hayati tehlike oluşturabiliyor.

ÇABUK YORULUYOR VE KALP ATIŞLARINIZI DUYUYORSANIZ DİKKAT!
ÇABUK YORULUYOR VE KALP ATIŞLARINIZI DUYUYORSANIZ DİKKAT! MERAL SONGER
Bu içerik 724 kez okundu.
Advert

 Ancak erken teşhis ve doğru tedavi uygulamaları sayesinde başarılı sonuçlar elde edilebiliyor. Memorial Ankara Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cem Yorgancıoğlu, kalp kapak hastalıklarının tedavisinde kullanılan cerrahi yöntemler hakkında bilgi verdi.

Doğuştan olabildiği gibi sonradan da ortaya çıkabiliyor
Kalp kapak hastalıkları, doğumsal olarak veya çeşitli nedenlerle sonradan ortaya çıkabilmektedir. Kalp kapağında görülen fonksiyon bozuklukları; kapağın daralması, tam kapanamaması sonucunda yetmezlik ya da her iki durumun birlikte olduğu rahatsızlıklardır. Sonradan gelişen hastalıklar, sıklıkla çocukluk veya gençlikte geçirilmiş kalp romatizması, ileri yaşa bağlı kireçlenmeler veya koroner arter hastalıklarına bağlıdır. Kalp kapak hastalıklarının tedavisinde kullanılan cerrahi yöntemler; kapağın tamiri veya kapağın değiştirilmesidir.

“Destek halkası” ile onarım yapılabiliyor
Kalp kapağındaki rahatsızlık çok ilerlememiş hastalarda kapak onarımı (plasti) yönteminin başarılı olma şansı daha fazladır. Hem kapak darlıklarında hem de yetmezliklerde kapak onarımı uygulanabilir. Genellikle mitral ve triküspid kapağı onarımları aort kapağına oranla daha kolay ve başarılı olmaktadır. Triküspid kapağa yapılacak girişimlerde öncelik büyük oranda onarımına yönelik olmaktadır. Mitral kapak girişimlerinde de onarım genellikle önceliklidir. Bu konuda deneyimi olan cerrahlar ilk olarak onarımı tercih etmekle birlikte her kapağın onarılamayabileceğini de unutmamak gerekir. Onarım genellikle bir “destek halkası” kullanımı ile tamamlanır.

Kalp kapak değişiminde uygun kapak seçimine dikkat edilmeli
Kalp kapak hastalığı olan bazı vakalarda ise kapağın yeni bir protez kapakla değiştirilmesi en uygun seçenektir. Değişimde, “biyolojik kapak” ve “mekanik kapak” olmak üzere iki tür kapak kullanılabilir. Biyolojik kapağın en büyük avantajı, ömür boyu kan sulandırıcı ilaç kullanımı gerektirmemesidir. Buna karşılık ortalama ömürleri 7-15 sene arasında sınırlıdır. Mekanik kapaklar ise çok uzun ömürlüdür. Ancak metal ve karbondan yapıldıkları için üzerlerinde pıhtı oluşmasını engelleyebilmek adına hayat boyu kan sulandırıcı ilaç kullanılmasını gerektirirler. Uygun olan kapağı seçmeden önce hastanın yaşı, kapağın mevcut durumu, kan sulandırıcı ilaç kullanıp kullanamayacağı, çocuk sahibi olmak istemesi gibi birçok etken göz önünde bulundurulmalıdır.
KALP HASTALIKLARI KADINLAR ARASINDA DA HIZLA YAYILIYOR

Türkiye’de ve dünyada ölüm nedenlerinin üçte birini kalp hastalıkları oluşturuyor. Göğüs ağrısı, eforla gelen tıkanma hissi ve kol uyuşması gibi belirtiler yaşanmasa bile, kalp ve damar hastalıkları riskinin günümüz koşullarında ne kadar yüksek olduğunun akılda tutulması gerekiyor. Yapılan araştırmalar; erkeklerde kalp hastalıklarının daha sık görülmesine rağmen, her beş erkekten birinin kalp hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirdiğini gösterirken, bu oran kadınlarda neredeyse 2 kat artıyor. Memorial Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Nuri Cömert, 10-17 Nisan Kalp Haftası’nda, kalp ve damar sağlığının korunması için dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

Kadınlar menopoz sonrası döneme dikkat etmeli
Ülkemizde yaklaşık 3,5 milyon kalp hastası bulunmaktadır ve her yıl 120 bin yeni kalp hastası bu sayıya eklenmektedir. Avrupa ülkelerinin yaklaşık dört katı fazla olan bu çarpıcı rakamların artmasındaki neden; aşırı stres, hareketsiz yaşam, obezite, kan şekeri, kan basıncı yüksekliği ve yoğun sigara kullanımı olarak gösterilmektedir.
Kalp hastalıkları her yaşta görülebildiği gibi; erkeklerde 45 yaş sonrası ve kadınlarda menopoz döneminin ardından daha sık ortaya çıkmaktadır. 60 yaş üzeri her 100 kişiden 87’si kalp hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Orta yaş erkeklerde kalp damar hastalığı, kadınlara oranla 2- 5 kat daha sık görülmektedir. Menopoz sonrası dönemde bu oranlar, kadın ve erkekte eşitlenir. İleri yaşlarda kalp hastalıkları kadınları daha çok etkiler hale gelmektedir.

Yaşam tarzını değiştirerek kalbinizi koruyun
Düşük ve orta gelirli sosyoekonomik duruma sahip bireylerde kalp hastalıkları daha sık görülmektedir. Kalp hastalığı tanısının geç konması, tedaviye uyumsuzluk ve yoğun sigara kullanımı başlıca nedenler arasında gösterilmektedir. Az gelişmiş ülkelerde kalp hastalıklarından ölüm oranları % 80’lere ulaşmaktadır. Düşük-orta sosyoekonomik düzey artık bir risk faktörü sayılmaya başlanmış ve böylelikle tedavide daha agresif yöntemler izlenilmesi söz konusu olmuştur. Kalp hastalıklarının önemli bir bölümü önlenebilir gruptadır. Bir kişinin beslenme ve yaşam tarzını değiştirmesiyle; stres, hareketsiz yaşam, obezite, kolesterol yüksekliği gibi risk faktörleri ortadan kalkmaktadır.

Çocuklar da risk altında!
Yapılan çalışmalar kalp damar hastalığı yatkınlığının çocukluk çağından itibaren başladığını göstermektedir. Çocukluk çağında daha çok anne karnında kalp ve damarların gelişim bozukluğuna bağlı olarak kalp delikleri, kapak veya damarların uygunsuz yerleşimi gibi hastalıklar daha sık görülmektedir. Hiçbir şikayeti olmayan çocuklar için de risk değerlendirmesi yapılmalıdır. Ailede kalp hastalığı öyküsü varsa, çocuk kilolu ve hareketsiz bir yaşam sürüyorsa kalp kontrolleri okul döneminde başlamalıdır. Erken tanı ve tedaviyle gerekli önlem alındığında, kalp hastalığı olan çocuklar da sağlıklı bir şekilde yaşamlarına devam edebilir.

Kalp hastalığından korunmak için öneriler
Sigarayı bırakın: Sigara kullanıyorsanız kalp krizi geçirme riskiniz 2 kat artmaktadır
Tuz kullanımı azaltın: Tuz kullanımı yüksek kan basıncı ve dolayısıyla kalp hastalığı sebebidir
Sağlıklı beslenin, kilonuzu takip edin: Dengeli ve düzenli beslenmek, yediklerinizin farkında olmak kilo almanızı engelleyecektir
Hareketinizi arttırın: Haftada 5 gün, 30 dakika düzenli yürümek kalp sağlığınızı korumaktadır.
Kan basıncınızı ve kolesterol seviyenizi kontrol altında tutun
Stresten mümkün olduğunca uzak durun
Aile öykünüzü araştırın: Diğer aile bireylerinde olan kalp hastalığı, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği riski arttıran faktörler arasındadır
Kalp hastalıklarının hangi belirtilerle ortaya çıktığı hakkında bilgi sahibi olun

Yılda 1 kez kalp kontrollerinizi yaptırın
Kalp damarlarının tıkanıklık seviyesi % 70’in üzerine çıkmadığı zaman belirti vermeyebilir. Hatta %70’in üzerindeki darlıklarda da şikayet hissedilmeyebilir. Kardiyolojik check up programları ile kalp ve damarlarla ilgili şikayete neden olacak durumlar ortaya konmakta ve önlenmesine yönelik tedbirler alınmaktadır. 40 yaş üzeri kadın ve erkekler yılda bir kez kardiyolojik kontrollerden geçmelidir. Kişi; ailesel olarak kalp hastalıkları açısından taşıdığı risk faktörleri, şeker hastalığı, tansiyon ve kolesterol gibi eşlik eden diğer hastalıklara göre check up programlarına alınmalıdır. Kardiyolojik tetkikler, kişiye özel yapılmalıdır. Uzmanlar kardiyolojik check up’da kişisel ayrımları yaptıktan sonra yine kişiye özel egzersiz programları da düzenleyebilir.

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Valimiz Sayın Tuncay SONEL'in, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Mesajı
Valimiz Sayın Tuncay SONEL'in, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Mesajı
ŞEHİRLER ARASI SEYEHAT KARARI YAYINLANDI
ŞEHİRLER ARASI SEYEHAT KARARI YAYINLANDI