Reklamı Geç
Advert
Advert

KARANLIK PENCERELİ ARAÇLARA 'HAYIR'

Kamuda görevli üst düzey bürokratların hastalığıdır karanlık pencereli araçlar...

KARANLIK PENCERELİ ARAÇLARA 'HAYIR'
KARANLIK PENCERELİ ARAÇLARA 'HAYIR' MERAL SONGER
Bu içerik 544 kez okundu.
Advert


Belediye Başkanları'nın da bu konuda büyük hevesi var.
Soralım o zaman:
Belediye Başkanları neden pencereleri karartılmış araçlara biniyorlar?
Araçlarının pencerelerini neden filmletiyorlar?
Kanunen yasak olan bu yola neden başvuruyorlar?
Kibir mi?
Halkın kendinden bir şey istemesinden, şikayet etmesinden, olumsuz bir söz, eleştiri duymaktan, yapılan icraatlardan rahatsızlık duyanların kendisine zarar vermesinden mi korkuyorlar?
Yoksa halk üzerinde 'Büyük Başkan' kimlikli psikolojik güç imgesi mi oluşturmaya çalışıyorlar?
***
Araçların pencerelerine takılan filmlerin yarattığı psikolojik etkinin bir benzeri, Başkanların Başkan olduktan hemen sonra diplerinde biten korumalar...
Başkan, Başkan oluncaya kadar başka biridir, Başkan olduktan sonra başka biri...
Şoför kılığında korumalar...
Bir de sürekli çevrelerinde gezdirdikleri ya da yanlarından ayrılmayan takım elbise tuhaf adamlar-tuhaf adamlar çünkü bunlar hep erkek, nedense!-...
Katılımcı Başkanlarımız'ın katılımcılığı konusunda bize ışık tutuyor bu davranışlar.
Bu tutumları neden geliştiriyorlar, bilmiyorum.
Ama dışarı çok kötü yansıyor...
Bize; onların kibirli olduklarını, Başkan olduktan sonra kendilerini 'bir şey' zannettiklerini – 'Başkan olduktan sonra adam olduklarını zannediyorlar!' düşüncesi- düşündürüyor...
Bize yansıyan, Belediye Başkanlığı makamını kendi kişiliği için kazanç yaptıkları, başı olduğu kurumu egosuna dahil eden bir tavır...
Seçilmiş olmayı kendisinin üstünlüğü olarak gören bir kendini beğenmişlik...
***
Başkanlar Başkan olduklarının hemen ertesinde çevreleriyle ilişkilerin biçimini değiştiriyorlar...
Hem de farkında bile olmadan...
Eski dostlar hiyerarşik ilişkiye tabi kılınıyor...
Her gün çay içtiğiniz, memleketi kurtarıp, iki lafın belini kırdığınız arkadaş sohbetlerinden çıkıyor ilişkiniz...
O Başkan oluyor –kendini bir şey zannediyor- siz de hala aynı yerde kalmış halk yığınından bir zavallı...
'Katılımcı Belediyecilik' nakaratını okuyan tüm başkanların seçildiklerinin hemen ertesinde halktan nasıl koptuklarını görüyoruz böylece...
Tekrar soralım:
Halkın sizi görmesinden kaçıyorsanız ya da halktan kendinizi üstün buluyorsanız; 
Halkı yönetiminize nasıl katacaksınız?
Halk sizi göremiyorsa, dokunamıyorsa, yolda gördüğünde yanınızdaki 'tuhaf adamlardan' yanınıza yaklaşamıyorsa, kendini size nasıl katacak?
Siz halktan bunca kopuk dururken, yaşarken, nasıl halkı Belediye yönetimine dahil edeceksiniz?

 

Haber: Face book OrduOrdu

https://www.facebook.com/profile.php?id=100008444568644&fref=nf&pnref=story

 

 

 

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
SENİ KALBİMİZ GÖMDÜK
SENİ KALBİMİZ GÖMDÜK
CUMHURİYETİMİZİN 97’İNCİ YILI SEVİNCİNİ VATANDAŞLARIMIZLA PAYLAŞTIK
CUMHURİYETİMİZİN 97’İNCİ YILI SEVİNCİNİ VATANDAŞLARIMIZLA PAYLAŞTIK